Bunu duyuyoruz film boyunca. Sürekli ama sıkılmadan dinledim yıllarca ve o film karesi gözümün önünde hala. Güzel filmdi hatırlamak için yazdım şiiri de alta. İzleyin mutlaka.
Gülüm seni alır dağa çıkarım
Yüce dağ başına çadır açarım
Kahve bulamazsam kenger içerim
Nasıl olsa gülüm seni beslerim
Haydi nazlı yarim kölen olayım
Başlığı çok acımasız attım. “İnternet Sitelerini Araştırarak İntihar Edenler İçin Kılavuz”

Bu başlığı tekrar okuyunca bir sonraki yazımın “İnternet Sitelerinden Bomba Yapmayı Öğrenenler İçin Kılavuz” olacağını düşünmedim değil. Youtube’da video izleyerek bir kaç sihirbazlık numarası öğrenmiş olmamdan kaynaklanmıyor düşüncelerim. Bu kadar basit olmadığını rakamlar ele veriyor. Daha önce yapılmamış bir araştırma yaptım. Basit fakat etkili. Araştımam internet sitelerinin “Nasıl/How” kısımlarının ne kadar etkili olduğuyla ilgiliydi. Google Trends yardımıyla insanlar araştırma yaparken “Nasıl,Neden,Kim,Yapılışı” gibi sözcükleri alakalı olmasa da ekliyorlarmış. Sayısal rakamlarla ve grafiklerle bunu da bir başka yazıma eklerim. Şimdi gelelim internet ve intihar arasında ne gibi bir bağlantı var?
2008 yılı Devrim Arabaları filminin Türk milletine verdiği gazla geçti. İzlenme sayısı düşük filmin sohbetleri ve internet sitelerindeki yeri bir hayli yüksekti. Hisler ortaktı dile getirenler arasında, “Biz neden yapamıyoruz?”
Aynı cümleleri sarfedenlerin Made in PRC (tüketim eşyaları için) bağımlılığı ortak noktalarıyken ve biz yapamayız, kesin bir şeyi eksiktir düşüncesi hakimken bu araçlardan satın almayacaklarını düşünüyorum.

Son yazılarımda devlet-vatandaş ilişkisine ve bolca nüfus memurluklarının uygulamalarına yer verdim. Sıkıldım da bu konulardan ama başlamışken bitsin de istiyorum. Bu yazıda din hanesinin nasıl kaldırıldığı, hangi ülkelerde bulunduğun, bulunmasında kamu yararı olup olmadığı ya da devletin millete hangi dine mnsup olduğuna göre mi davrandığına gibi soruların cevaplarını arayacağız.
