Haber şu şekilde;
Street Fighter’da bir Türk pehlivan!
En popüler dövüş oyunlarından biri olan Street Fighter’ın Nisan’da yayımlanacak olan IV. edisyonunda onuncu ve en tuhaf dövüşçü karakteri tanıtıldı. Kendisi turuncu derili ve mavi saçlı bir ‘pehlivan’!
Xbox360 ve PlayStation3 için 27 Nisan 2010’da yayınlanacak olan Super Street Fighter IV’ün yeni dövüşçü karakteri, Hakan adında bir ‘Türk’. Oldukça ‘kaygan’ bir dövüş tarzı olan Hakan, kendisini sık sık yağlıyor ve yer yer çayır güreşi hareketleri de kullanarak rakipleriyle dövüşüyor.
IGN oyun sitesinde yer alan habere göre, oyunun ana karakterleri olan Zangief ve Abel kadar cüsseli olan Hakan, ağır olmasına karşın yağlı ve kaygan vücudu sayesinde gayet mobil ve çevik olabiliyor. Göbeğinin üstünde kayarak düşmana girişiyor, ani dönüşler yapabiliyor, ayakları üzerinde kayabiliyor, rakibini yağlı kolları arasında sıkıp göğe fırlatıyor, yağlı bedeni etrafında döndürerek etkisiz hale getiriyor ve daha pek çok taktik uyguluyor.
Burada bir şey hatırlayalım; çoğunuz Van Damme filmlerini izledik. Lion Heart filminde de bir türk vardı. Atilla ismindeki dövüşçü önce kedisini seviyor sonra da filmin esas oğlanından dayak yiyordu. Pehlivan Hakan , bu filmdeki Atilla’ya çok benziyor.
Gardırop Fuat vs. Hakan . Benziyor mu ne?
Açıkçası Hell Boy’un aynısıdır diyenlere de kızmamak gerek. Öyle bir karakter ki, kendisi turuncu derili ve mavi saçlı bir ‘pehlivan’, adı da Hakan!
Oyun henüz çıkmadı ama yandaki resimdeki Osmanlı Tokadı tekniği olsa gerek.
Honda’yla, Zangief’le kavgası. Yorumlarda ayrı bir sevgi gösterisi var karaktere.
–
GooGkhaNN (51 minutes ago)
0
Reply
vay anasını! hakan diye bağırıyo lan!
senin gözünün çapağını yiyim ben yağlı ayı <3
—
Ülke olarak bu konuya kilitlenmişken yazmamak olmazdı. CAPCOM milliyetçi olduğumuzu duymuş olmalı ki bu karakteri Street Fighter serisine kattı. Aynı firma, Hakan diye güreşçi ismi bulmakta çok mu zorlandı acaba?
Eşber ,Hamza ,Enes, Yusuf, Yaşar daha iyi olmaz mıydı?








şimdi dostum bu kadar da milliyet olgusuna takılmamak gerek. bir 88 doğumlu olarak atari salonlarının altın çağının belki sonuna yetiştim. fakat bunun türkiye’deki milliyetçilikle zerre alakası yok. hep bir “tanıdık yüz” bir “bizden biri” edası aranırdı. o sebeple zangief, dhalsm, belki de honda en çok seçilen adamlardandı. o dönemi yaşayıp da şimdi mutlu olmamak atari salonu ruhuna aykırıdır.