Başlığı çok acımasız attım. “İnternet Sitelerini Araştırarak İntihar Edenler İçin Kılavuz”

Bu başlığı tekrar okuyunca bir sonraki yazımın “İnternet Sitelerinden Bomba Yapmayı Öğrenenler İçin Kılavuz” olacağını düşünmedim değil. Youtube’da video izleyerek bir kaç sihirbazlık numarası öğrenmiş olmamdan kaynaklanmıyor düşüncelerim. Bu kadar basit olmadığını rakamlar ele veriyor. Daha önce yapılmamış bir araştırma yaptım. Basit fakat etkili. Araştımam internet sitelerinin “Nasıl/How” kısımlarının ne kadar etkili olduğuyla ilgiliydi. Google Trends yardımıyla insanlar araştırma yaparken “Nasıl,Neden,Kim,Yapılışı” gibi sözcükleri alakalı olmasa da ekliyorlarmış. Sayısal rakamlarla ve grafiklerle bunu da bir başka yazıma eklerim. Şimdi gelelim internet ve intihar arasında ne gibi bir bağlantı var?
Öncelikle intihar nedir diyelim;
intihar Ar. inti§¥r
a. (intiha:rı) 1. Bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisi ile kendi hayatına son vermesi: �Cinayetlerin ve intiharların sebebi kudret ve imkân arasındaki dengesizliktir.� -R. H. Karay. 2. mec. Hayatını tehlikeye düşürecek aşırı davranış veya iş.
Kendi hayatına son verdirtecek kadar mühim sebepleri
değil de yöntemleri bu yazıda paylaşacağım. * Bu yazı intihara teşvik etmek yada özendirmek için yazılmamıştır. Eğer intihar düşüncesi aklınızdan geçiyorsa lütfen hemen bir uzmana danışın.

Adı Mesut , Göbek adım Bahtiyar dizelerinde kendini anlatan Zeki Müren’in bir röportajda intiharı düşündüğünü ve neden vazgeçtiğini anlatıyor.
“Tam beş ay boyunca neyle, nasıl öleceğimi düşündüm. Uyku haplarımın tamamını içsem, bağışıklık kazandığım için, tam etkisini göstermeyebilirdi. Hastanede kurtarılsaydım, hayattan soğumamın samimiyetine kimse inanmazdı. Kendimi atacak en yüksek binayı aradım. Oturduğum salonun tavanındaki demire kendimi asmayı düşündüm.”
“Her insanın bir eksik yönü var. Kiminin maddi, kiminin manevi. İnsanların hiçbir şeyi tam değil. Ben nice varlıklı kişiler gördüm, bahçıvanına baklava yedirip seyreden. Kendisi perhizde olduğu için.”
“Mezarımın Mecidiyeköy kabristanında gösterişten uzak inşa edilmesini ve taşına da ‘Gerçek mutluluğu tadamadan öldü’ ibaresinin konulmasını rica ederim. Gerçek dost bulamadım. Güldürürken ağlıyordum, farkına vardılar. Şöhret hayatımı yaşayamadım, yazık. Şöhret eşittir, yaşarken ölmek. Yalnız yaşadım, yalnız öleceğim.”
(Zeki Müren röportajından)

Dizeleri okuyanlar anladılar ki mutlu olmak ya da görünmek de intiharın genellikle içinde.
Bir de şunlar var:“En mutlu olduğunu düşündüğümüz, gelir seviyesi çok yüksek toplumların oranlarının da çok yüksek olduğu gerçek. Hatta karşılaştırdığımızda gelir seviyesi ve intihar oranı arasında ters orantı var demek dahi mümkündür.” Bu dizeler defalarca duyduğunuz, inatla yazılan ve ısrar edilen yalanlar.
Buradan yüzyılın yalanını da düzeltme fırsatım oldu. Hayır, en yüksek intihar oranı İsveç’de değildir. Ben yalan söylüyor olabilirim ama WHO (World Healthy Org.) yalan söylemez. Israrla olur mu canım öyle şey diyenler rakamları şu adresten bulabilrsiniz. -Suicide rates per 100,000 by country, year and sex (Table) Rakamlar 2008 yılına aittir ve tabloda Türkiye yok.
BBC kaynaklı habere göre rakamlar şu şekilde;
| Country | Suicides per 100,000 inhabitants per year | |
| 1 | Lithuania | 42.0 |
| 2 | Russia | 37.4 |
| 3 | Belarus | 35.0 |
| 4 | Latvia | 34.3 |
| 5 | Estonia | 33.2 |
| 6 | Hungary | 32.1 |
| 7 | Slovenia | 30.9 |
| 8 | Ukraine | 29.4 |
| 9 | Kazakhstan | 28.7 |
| 10 | Finland | 24.3 |
Kaynak: http://www.aneki.com/suicide.html
Devam edecek…



